Davacı ... ile davalılar ... vd. aralarındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair Andırın Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.01.2012 günlü ve 2011/76-2012/8 sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 04.12.2012 günlü ve 2012/11045-13885 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosyadaki bilgi ve belgelerin yeniden incelenmesinden; mahkeme kararının aşağıda yazılı başkaca nedenlerden dolayı da bozulması gerekirken, salt 2011 yılı verilerinin uygulanması gerektiği ve davacı idarenin harçtan muaf olmadığı yönlerinde bozma yapıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu nedenlerle kabulüne, Dairemizin 04.12.2012 gün ve 2012/11045-13885 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrasında, bilirkişilerce aynı Yasanın 11. maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihi) esas tutulacağı öngörülmüştür. Buna göre taşınmazın değerlendirmesine esas alınan münavebe ürünleri için dava tarihi olan 2011 yılına ait veriler esas alınarak kamulaştırma bedeli tespit edilmesi gerekirken, 2010 yılı verilerine göre düzenlenen bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
2-2942 sayılı Kamulaştırma Yasası’nın 4650 sayılı Yasayla değişik 18. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın mülkiyeti ile ilgili bir dava olması halinde bu davanın tüm taraflarının kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında da taraf olarak gösterilmesi gerekmektedir.
Dava konusu 416 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre mülkiyetinin itirazlı olduğu anlaşıldığından son durumunu gösterir tapu kaydı ile kadastro tutanağının ilgili tapu müdürlüğünden, dava konusu taşınmazın mülkiyetine yönelik bir dava olup olmadığı ilgililerinden sorulup varsa buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin mahkemesinden temin edilip varsa mülkiyet ihtilafı ile ilgili davada verilen karar kesinleşmiş ve taşınmazın tapuya tescili sağlanmış ise tapu malikinin, kesinleşmemiş ise söz konusu dava dosyasında taraf olup da eldeki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasında yer almayan taraflarının davaya dahil edilip taraf teşkili yapılmadan işin esası hakkında karar verilmesi,
3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yüzölçümünün yazılı olmadığı ve dava dilekçesinin başlangıç bölümünde taşınmazın 1275,32 m²'sinin tescilinin istendiği, ancak dava dilekçesinin son sayfasının bir başka parselle ilgili olduğu ve sonuçta kaç m²'nin tescilinin istendiği anlaşılamamakta olup, toplam yüzölçümünü gösterir tapu kaydı getirtilip, dava dilekçesindeki tescili istenen miktar ve kamulaştırılan miktar da kesin olarak saptanmadan 1847,84 m²'lik alanın bedelinin hesaplanıp tesciline karar verilmiş olması,
4-Davacı idare harçtan muaf olmadığı halde, muaf kabul edilerek hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.