MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekilleri Av.... ve Av.... ... geldiler. Davacı adına gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir. Dosya içindeki ve acele el koyma dosyasındaki ... Belediye Başkanlığı yazılarına göre, dava konusu taşınmazın uygulama ve nazım imar planı dışında, mücavir alan sınırı içinde olduğu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, etrafının meskûn alan olmadığı, beldenin gelişme alanında kalmadığı ve şehir merkezine 3 km uzaklıkta bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bakanlar Kurulu'nun Yargıtay'ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmaz, Bakanlar Kurulu Kararının l.maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi belediye hizmetlerinden yararlanmadığı ve fiilen meskûn halde bulunmadığından belirlenen özellikleri nedeniyle "arsa" niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekirken, arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması,
2-2942 sayılı Yasanın 10. maddesine getirilen faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup özel bir düzenleme olmadıkça ancak yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalara uygulanması gerektiğinden 6459 sayılı Yasanın 6. ve 26. maddeleri gereğince yasanın yürürlüğe girmesinden önce açılan işbu davada tespit edilen bedele faize hükmedilmiş olması,
3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında ipotek şerhi olmadığı halde infazda tereddüt yaratacak şekilde tapu kaydında ipotek şerhi var ise kamulaştırma bedeline yansıtılması şeklinde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğünden değerlendirme tarihine göre münavebeye alınacak ürünlerin hangileri olduğu ve bunlara ait dekar başına ortalama verim, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatlarına ilişkin resmi veriler getirtildikten sonra arazi niteliğine göre inceleme yapacak bilirkişi kurulu oluşturularak bu verilere uygun değerlendirme yapan rapor alınmalı ve bozma kararının 2 ve 3. maddesindeki hususlarda dikkate alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.