MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
Dava dilekçesinde, evlatlık kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, davalı eşi ile müşterek çocuklarının olmadığını, davalının ısrarı ile bulup getirdiği çocuğu müşterek çocuk olarak nüfusa yazdırdığını, çocuğun evlatlık kaydının iptalini istemiş, mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle dava reddedilmiştir.
Olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. Dosyadaki belgelerden 07.06.2001 doğumlu ...'ın davacının beyanı ile evlilik içi doğum olduğu bildirilerek nüfusa tescilinin sağlandığı yasa hükümlerine uygun olarak kurulmuş evlatlık bağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki iddiaya göre davacı ve davalı, küçüğün kendi çocukları olmadığını bilmekte ve nüfus idaresine yanıltıcı, gerçek olmayan beyanla tescil sağlandığından dava soybağının reddi davası olmayıp nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinden kaynaklanmakta olup görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.