MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, projeye aykırılığın eski hale getirilmesi, ortak alanın apartman adına tescili ve fazlası saklı kalmak kaydıyla 1000 TL ecrimisilin davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davaya konu, davalının dükkanı altında zemin kazılarak elde edilen 48 m²'lik alanın projeye aykırı olarak oluşturulmasının binanın statik yapısına zarar verdiği saptandığı takdirde eski hale getirilmesi aksi durumda ortak yer olarak apartman adına tescili ve müdahalenin önlenmesi talebi ile ilgili olarak mahkemece, kat malikleri tarafından alınan genel kurul kararları ile davalıya ait işyerlerinin altına bodrum ve batar kat yapılmasına karar verilip, o tarihteki bağımsız bölüm maliklerinin rızası ile 1993 tarihli tadilat projesinin onaylandığı, söz konusu kısmın apartmanın altında değil bitişiğinde bulunduğu, noterce onaylanmış muvafakatlardaki imzaların o tarihteki maliklere aidiyetinin denetiminin imkansız olduğu ve bu kadar süre sonra bunu talep etmenin iyiniyetle bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 03.10.1988 tarihli kat malikleri genel kurulu kararında davalıya ait dükkanların fırın şekline getirilmesi kabul edilip imza sirkülerinin 19.04.1990 tarihinde İzmir 17. Noterliğince 17866 yevmiye numarası ile tasdiklendiği, bu muvafakatın dava konusu edilen değişiklikleri tam olarak kapsamadığı ve yine İzmir 12. Noterliğince 27.04.1993 tarih ve 13846 yevmiye numarası ile onaylanan (10.10.1978 tarihli apartman karar defterinin 151. sayfasında alınan karar) muvafakat belgesi ile davalının bağımsız bölümünde fırın olarak gerekli değişikliklerle, bodrum ve batar kat yapmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakta
ise de, sözü edilen muvafakatları imzalayan bir kısım kişilerin tadilat projesinin onaylandığı ve karar alındığı tarihte kat maliki olmadıkları gözetildiğinde 27.04.1993 gününde noterlikçe onaylanan kat malikleri kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre oybirliğini gerektiren bu değişiklikle ilgili oybirliği olmadan alınan kararın ve rızaların geçerliliğinin bulunmadığı ve yok hükmünde olduğu, kat maliklerini de bağlamayacağı ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 5711 sayılı Yasa ile değişik 19. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre sonradan kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası veya buna ilişkin alınan bir karar da bulunmadığına göre, mahkemece bu husus ve yerinde yaptırılan inceleme sonucunda yapılan tadilatın bina statiği açısından herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığına dair 03.04.2012 havale tarihli bilirkişi raporu ile davacının dava dilekçesindeki istemi de gözetilerek (ortak yerlerin tapu kaydına tescili mümkün olmadığından) davalının ortak yere müdahalesinin önlenmesi isteminin kabulü gerekirken bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.