MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, gaiplik kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, 395 ada 25 parselde hissedar Aristidi'ye ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1978/94 sayılı dosyasında kayyım atandığını, taşınmazın satıldığını, on yıllık idare süresinin geçtiğini belirterek adı geçenin gaipliğine karar verilmesini istemiş; mahkemece, taşınmazın satılıp parasının Hazine hesabına geçtiğinden, otuz yıl sonra usuli eksiklikleri gidermek için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; Aristidi'ye ait hissenin kayyım tarafından mahkemenin izni ile satıldığı satış bedelinin 01.02.1980 tarihinde Hazine adına yattığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesinde “Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir. Taşınmazın satılması ve satış bedelinin Hazine hesabına yatırılması kayyımla idareyi, bir başka ifade ile ...adına satış bedelinin idare edilmesi olgusunu ortadan kaldırmadığı gibi, mirasın Hazineye geçmesi sonucunu da doğurmaz. Ancak gaiplik kararı ile miras Hazineye geçecektir. Açıklanan nedenlerle davacının dava açmada hukuki yararı bulunduğundan, mahkemece gerekli ilanların yapılması, delillerin değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.