MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan ve bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedeller arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine ve dava konusu taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, sadece bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınmış olan bedelin hükümde gösterilmesi ve dava konusu taşınmazın yol olarak terkinine karar verimesi doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. maddesinin ikinci bendinde yer alan “ödenmesine ” ibaresinden sonra "Bozma öncesi hüküm altına alınmış olan 47.243,84 TL'den, bozma sonrası hüküm altına alınan 37.802,91 TL arasındaki 9.440,93 TL fark bedelin davalılar tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davacıya iadesine" ve yine hüküm fıkrasının iki nolu bendindeki "yol olarak terkinine" ibaresinin madde metninden çıkartılıp yerine "... adına tesciline" tümcesi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.