MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 11.08.2012 tarihinde gerçekleştirilecek genel kurul kararının iptali ve kurulun yürütmesinin tedbiren durdurulması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, davalı ...'nın 27.06.2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile 11.08.2012 tarihinde cumartesi günü gerçekleştirilecek genel kurul kararının ve genel kurulun yürütmesinin tedbiren durdurulmasını ve iptalini istemiş, mahkemece, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 1. maddesi (a) bendi idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini düzenlemiştir. Sözkonusu dosyada davacının talebinin genel kurul kararının iptali ve kurulun yürütmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik olduğu gözetildiğinde, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi yerine davaya bakılıp işin esası hakkında ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.