MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 3.515,25 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili, karşı dava dilekçesinde ise, ödenen 7.934.599.160 TL'nin (7.934,59 TL) yasal faiziyle davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nun, ... Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kıdemli üsteğmen olarak görev yapmakta iken ilgili mevzuat gereği resen emekliye sevk edilerek Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğinin kesildiğini, davalı adına tahakkuk ettirilen eğitim ve öğretim masrafları alacağının aslının ödenmesine karşın, davalının ilişik kesme tarihi ile ana paranın ödendiği tarihine kadar geçen süre için hesaplanan 3.515,25 TL faiz alacağının ödenmediği belirtilerek, 3.515,25 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş; karşı dava dilekçesinde ise, davalı - karşı davacının 06/08/2001 tarihinde emekliye sevk edildiğini, olayda kusuru bulunmadığını, buna rağmen kendisinden kanuna aykırı olarak tazminat talep edildiğini, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında bu parayı ödediğini ileri sürerek tahsil edilen 7.934,59 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesini istemiştir.
Bozma öncesi verilen kararda, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemizin 06.07.2011 tarihli bozma ilamıyla; davalının katılmış olduğu kurslarda kendisine yapılan masrafları da kalan mecburi hizmetiyle orantılı olarak ödemesi gerektiği halde bu kurs masraflarını hesaplamada dikkate almayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davalının, 6191 Sayılı Yasa'nın Geçici 32. maddesinden yararlanmak için yaptığı müracaatın idare tarafından kabul edildiğinin bildirilmesi üzerine mahkemece asıl davada esasla ilgili karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Karşı davanın, 6191 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 22.03.2011 tarihinden önce açıldığı ve dayanağının söz konusu yasa olmadığı, bu dava yönünden; bozma öncesinde verilen kısmen kabule dair kararın Dairemizce davalının katıldığı kurslarda kendisine yapılan masrafların da hesaplamada dikkate alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş olduğu da dikkate alınarak, mahkemece karşı dava hakkında bozma ilamında değinilen hususlar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak, fazladan ödenen miktar varsa bu miktar tespit ettirilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçe ile karşı davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.