MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 22.974,40 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun 15. maddesinin 11. fıkrasında, “Bunlardan mezun olup olmadıklarına bakılmaksızın mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebepleri hariç, başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmıyla orantılı olarak kendilerine yapılmış olan öğretim masraflarının dört katını tazminat olarak ödemek zorundadırlar.”, ... Noterliğince 24.09.2003 tarihinde düzenlenen ve davalı yükümlü tarafından verilen taahhüt senedinde ise “Eğitimde bulunduğum müddet zarfında Devletçe ihtiyar olunan her türlü masrafın 4 (dört) katını ve kanuni faizi ile birlikte ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın hazine emrine ödemeyi, .... zimmetime tahakkuk ettirilecek tazminatın faizi meblağının şahsım için Devletçe ihtiyar olunan masrafların sarf tarihi olacağını kabul ve taahhüt ederim.” hükümleri yer almaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde (ve 4652 Sayılı Yasanın 15. maddesinin 11. fıkrasında yer alan “dört katını” ibaresini iptal eden Anayasa Mahkemesi'nin 27.09.2012 tarih ve 2012/28-2012/134 sayılı kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması da dikkate alınarak) davalının adına yapılan masrafların dört katından sorumlu olduğunda bir ihtilaf yoktur. Fakat sorumlu olunacak cezai şart niteliğindeki tazminatın faiz başlangıcının hangi tarih olacağı açık değildir. Davalının adına tahakkuk eden tazminat miktarının içerisinde adına yapılan masraflar ile bunun üç katı tutarındaki cezai şartı bulunmaktadır. Bu durumda yüklenme senedi dikkate alındığında asıl borç miktarı için sarf tarihinden, cezai şart miktarı olan üç kat tazminat için ise temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre; borçlu mütemerrit olmadıkça cezai şartın geçmiş günler faizinden sorumlu tutulamaz. Davalılara, ödenmesi gereken borç davadan önce tebliğ edilmişse tebliğ tarihinde, bu tebliğde ödeme zamanı bildirilmişse bildirilen tarihte, dava açılmadan önce bildirilmemişse ve doğrudan alacak davası açılmışsa dava tarihinde davalılar mütemerrit duruma düşer. Belirtilen şekilde cezai şartı ödemekten kaçınan borçlu bunun için geçmiş günler faizini ancak temerrüde düştüğü günden başlayarak ödemek zorundadır.
Somut olayda dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı ...'e eğitimi döneminde yapılan harcamalar toplamının 5.743,60 TL ve bunun cezai şartının 17.230,80 TL olduğu anlaşılmaktadır. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen belgelerden borcun davalı yükümlü ...'e 06.11.2009 tarihinde, davalı ...'e 05.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'e ise borcu ödemesi konusunda dava tarihinden önce yapılmış bir tebligat bulunmadığı saptanmıştır. Bu durumda, hüküm altına alınan asıl borcun faizinin başlangıç tarihinin sarf tarihi -Yargıtay uygulamalarına göre sarf tarihi belirlenemiyorsa, her bir harcamanın yapıldığı öğretim dönemi sonu- , cezai şartın faizinin başlangıç tarihinin ise tebligat yapılan davalılar açısından borcun ve tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmesi hususunun bildirildiği ... ... Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü'nce düzenlenmiş 21.10.2009 tarihli yazının tebliğ edildiği tarihten bir ay sonrası olması gerektiği, tebligat yapılmayan davalı açısından ise dava tarihi olması gerektiği dikkate alınmadan, mahkemece infazda şüphe ve tereddüt oluşturacak şekilde asıl borç ve cezai şart toplamı olan 22.974,40 TL'nin sarf tarihinden itibaren faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.