MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Tamamı 910 m² olan taşınmazın 847.90 m² si kamulaştırılmış ise de idarenin 29.02.2012 gün 3531 sayılı onayı ile kalan kısmın da kamulaştırılmasının uygun görüldüğü ve mahkemece taşınmazın tamamının bedeli tespit edilip ödenmesine karar verildiği halde, kalan kısmın tapusunun da davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
2-Dava konusu taşınmazın köye, ...-...-... anayoluna ve ..., ... ilçe merkezlerine yakınlığı, üzerinde sanayi tesisi yapılabilme imkanı, bölgede ihracat yapan firmaların soğuk hava depolarının ve imalathanelerinin bulunması gibi hususların tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en fazla %15 oranında objektif değer artışına neden olabileceği düşünülmeden, %40 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
3-Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesinin 8. fıkrasının son cümlesi gereğince, tescil hükmü kesin olduğundan işleminin yapılabilmesi için tapu müdürlüğüne derhal bildirilmesi gerekirken “Kararın kesinleşmesi halinde bir suretinin tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine” şeklinde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.