MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vasiye kısıtlıya ait taşınmazın satışına izin verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm vasi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vasi, Bursa 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin kararıyla kısıtlanan kısıtlının, hissedar olduğu ve ...'de bulunan taşınmazlardaki hissenin satışına izin verilmesini istemiş, mahkemece vesayet makamının Bursa 2.Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu ve oradan izin alınması gerektiği gerekçesi ile dava kabule şayan olmadığından reddedilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/ç maddesinde kesin yetkinin dava şartı olduğu,115. maddesinde ise dava şartlarının bulunmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 412. maddesi uyarınca kısıtlının yerleşim yeri vesayet makamının olduğu yer olup, bu yetki kesin ve kamu düzenine ilişkindir. Öte yandan Espiye Sulh Hukuk Mahkemesi vesayet makamı olmadığından verilen kararın vesayetin yönetimi ile ilgili olduğu, temyize tabi olmayıp, denetim makamı nezdinde itiraza tabi olduğu da ileri sürülemez. Mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkemenin gerekçeli karar hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan ''kabule şayan olmaması nedeniyle'' sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine ''usulden'' sözcüğünün yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.