MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, nüfusta davacının kızı olarak görünen davalı ...'nin davacı nüfusundan çıkarılmak suretiyle kayıtların düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin ... ile ... kızı olduğu halde nüfusta hatalı olarak davacının kızı olarak yazıldığını bildirerek Fehime'nin davacının nüfus kaydından çıkarılarak hatalı nüfus kaydının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davalının yerleşim yerinin Bakırköy İlçesi sınırları içerisinde olması nedeni ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36.maddesinde; nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davaların düzeltmeyi isteyen şahıslar ile resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Davacının davayı açan avukata verdiği vekaletnameye göre davacı adresi Almanya'dır. Davacının ekli nüfus kayıt örneğinde Türkiye'deki yerleşim yeri adresi görülmemektedir. 5718 sayılı MÖHUK'un 41.maddesinde Türklerin kişi hallerine ilişkin davaların yabancı ülke mahkemelerinde açılamadığı ya da açılmadığı takdirde yer itibari ile yetkili mahkemede, bulunmaması halinde ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye'de sakin değilse Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür. Davacı ... ili nüfusuna kayıtlı olup temyiz dilekçesinde de davacının son yerleşim yerinin Mardin Düzlük Köyü olduğu bildirilmiştir. Bu halde yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğince ve gerekirse davacının Türkiye ikametgahı da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.