MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından balkonların kapatılması ve ortak alana bekçi kulübesi yapılması sureti ile, davalı-karşı davacı vekili ise dava dilekçesinde; dış duvarların camekanlı hale getirilmesi ve bağımsız bölüm içindeki duvarların yıkılması ile su deposuna kilit takılması şeklindeki ortak alanlara davacı tarafından yapılan müdahalelerin önlenmesi ile taşınmazın eski hale iadesine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından balkonların kapatılması ve ortak alana bekçi kulübesi yapılması şeklindeki projeye aykırı eylemlerinin eski hale getirilmesini, davalı vekili ise karşı dava dilekçesinde; dış duvarların camekanlı hale dönüştürülmesi ve bağımsız bölüm içindeki duvarların yıkılması, su deposuna kilit takılması sureti ile ortak alanlara yapılan müdahalelerin önlenmesini, taşınmazın eski hale iadesini ve 2003 yılına ait oniki aylık ve 2004 yılının Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ait toplam 5.261,54 YTL aidat borcunun tahsilini istemiş; mahkemece, asıl davada süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına, karşı davada ise iddiaların subuta ermediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davalı, karşı dava dilekçesinde; davacının sahibi olduğu bağımsız bölümlerin dış cephe duvarlarını kaldırarak camekan haline getirdiğini, ortak nitelikteki su deposuna demir kapı takarak kilitleyip ortak alanlara müdahale ettiğini ileri sürmüş, teknik bilirkişinin düzenlediği raporda da iddianın doğrulandığı belirlenmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre; kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz, ortak yerlere eşya vesaire koymak suretiyle müdahalede bulunamaz. Yasanın bu hükmü dikkate alınarak karşı davacının bu yöne ilişkin iddiası kanıtlanmış bulunduğundan karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,
2-634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesi hükmüne göre kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anataşınmazın her türlü ortak giderleri ile bakım, koruma ve onarım giderlerine katılmakla yükümlüdürler. Kat malikleri ortak yer ve tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç olmadığını ileri sürerek gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı karşı davalı ... dava konusu sitede 28, 29, 30, 31, 32 numaralı bağımsız bölümlerin malikidir. Davacının 28.01.2003 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında 2003 yılı aidat borcu ile sınırlı olarak aidat borcundan muafiyetine karar verdirdiğine göre, mahkemece yukarıda belirtilen yasa hükmü dikkate alınarak anataşınmaza ait tüm karar defteri, işletme projeleri, makbuz, banka kayıtları vs. diğer tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dava konusu döneme ait olmak üzere yakıt giderleri haricinde ve yönetim planının 13. maddesi de dikkate alınarak 2003 yılı haricindeki diğer tüm ortak giderlerden (aydınlatma, demirbaş, temizlik, kapıcı, su, yönetim gideri vs.) davacının sorumlu olduğu dikkate alınarak yaptırılacak inceleme sonucu alınacak denetime elverişli ve ayrıntılı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken,
Yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.