MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kayyımlığın kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, hakkında verilen kayyımlık kararının kaldırılmasını istemiş, mahkemece dava kabul edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacıya Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.04.1994 gün ve 1994/37-60 sayılı kararı ile 3561 sayılı Yasa uyarınca İstanbul Defterdarının kayyım atandığı, Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.2009 gün ve 2004/136 E.-2009/12 K. sayılı ilamı ile davacının gaipliğine ve davacının taşınmazdaki hissesinin Hazine adına tesciline karar verildiği, davacıya ait hissenin Hazineye geçtiği ve taşınmazda kayyımlık şerhinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kayyım ataması taşınmaz ya da taşınmazdaki paya ilişkin olmayıp davacının şahsı hakkındadır. Davacının bu nedenle hakkındaki kayyım atanması kararının kaldırılmasını istemede hukuki yararı bulunmakla birlikte, gaiplik kararının ölüm gibi sonuç doğurması nedeniyle bu kararın iptali ile ilgili açılan davanın sonucu beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy