MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, oda üyesi olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davalı ... Odasına üye olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, idare mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden; davacı, davalı odanın üyesi iken tarımsal faaliyete son verdiğini ve 08.10.2007 tarihinden itibaren davalı odanın üyesi olmadığının tespitini talep etmiştir.
İdari yargıda, idarenin eylem ve işlemlerinden zarar gören kişilerin açtığı iptal ya da tam yargı davalarına bakılmaktadır. Bu iki dava türü dışında, başka bir davanın açılması mümkün değildir. Bu konuya Uyuşmazlık Mahkemesinin 07.07.2008 tarihli 2007/304 Esas 2008/184 Karar sayılı kararında "...idari dava türleri arasında sayılmayan tespit davasının, yorum yoluyla idari yargının görevine müstakil bir dava olarak dahil edilmesine hukuken olanak bulunmadığından, idari yargı yerinde, idare hukuku alanını ilgilendiren bir hukuki ilişkinin varlığının ancak açılmış bulunan bir idari davaya bağlı olarak delil kapsamında saptanabileceği açıktır..." denilmiştir. Bu açıklamalar ışığında, davacının talebinin davalı odanın üyesi olmadığının tespiti istemine yönelik olduğu gözetildiğinde, davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği kuşkusuzdur. Mahkemece hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi geregince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.