MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereğince; emlak vergi değerlerinin dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması, dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmesi gerektiğinden; dosyadaki kayıtlardan 2011 yılında dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas asgari m² değeri 7,27 TL, hükme esas alınan 1. bilirkişi kurulu raporunda emsal alınan 1598 parselin asgari m² değeri ise 11,42 TL olduğu anlaşıldığına göre emsal dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğundan en fazla eşdeğer kabul edilerek değerlendirme yapılabileceği düşünülmeden, dava konusu taşınmazın emsalden %40 daha değerli olduğu kabul edilerek, vergi değerlerine ters düşecek şekilde yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere de dayandırılmayan rapor esas alınarak karar verilmesi,
2-İrtifak hakkı tesis edilmek amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedeli, taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değerleri arasındaki farktan ibarettir. Taşınmazın niteliğine göre Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrası gereğince, taşınmazın tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra aynı maddenin son fıkrası uyarınca irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oran ve tutarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir. İrtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, özelliği, kullanım şekli, irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.),
taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir. Yargıtay uygulamalarında, taşınmazın niteliğine uygun kullanımını önemli ölçüde etkileyen özel bir durum söz konusu olmaması halinde arsalarda irtifak nedeniyle olabilecek değer kaybının irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin %50'ini aşmaması gerektiği kabul edilmektedir.
Dava konusu taşınmazın ve irtifak tesis edilen bölümün yeri ve niteliği dikkate alındığında, irtifak değer kaybı oranının en fazla %16,33 alınması gerekirken, birinci bilirkişi kurulu ek raporunda %1,63, ikinci bilirkişi kurulu ek raporunda %2,5 alınması suretiyle düşük bedel belirleyen raporlara göre karar verilmiş olması,
3-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesi uyarınca; bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfı (arsa veya arazi) belirlenerek, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış bedeli esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.
Dava (değerlendirme) tarihi 09.05.2011 olduğu halde hükme esas alınan 2. bilirkişi kurulu ek raporunda emsal alınan taşınmazın dava tarihindeki değeri belirlenirken değerlendirme tarihinin Ağustos 2011 olarak alınmak suretiyle değer belirleyen rapora göre hüküm kurulması,
4-Mahkemece her iki bilirkişi kurulu raporlarının ortalaması alınarak değer belirlendiği raporların ortalaması 3916,22TL olduğu ve mahkemece bu bedel depo ettirildiği, ayrıca davalı da tapuda tek malik olduğu halde gerekçesiz bu miktarın yarısı olan 1.958,11 TL bedele hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.