MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kayyımlığın kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, mirasbırakanı Halil adına olan taşınmazda 3561 sayılı Yasaya göre kayyım atandığını belirterek, kayyımlığın kaldırılmasını istemiş, mahkemece dava kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu taşınmazın tapuda ''...'' adına kayıtlı olduğu, 28.11.1996 tarihli kararla İstanbul Defterdarı'nın kayyım atandığı, bilahare Hazine tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesine dayanılarak açılan gaiplik ile taşınmazın Hazine adına tescili davasının kabul edilerek 01.12.2008 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 14.01.2009 günü Hazine adına hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Kayyımlığın kaldırılmasını malik ya da mirasçıları isteyebilir. Taşınmazın mülkiyeti Hazineye geçmiştir. Davacı tarafından gaiplik kararı kaldırılmadan ve Türk Medeni Kanunu'nun 588/son maddesinin yollaması ile aynı yasanın 584 ve devamı maddeleri uyarınca taşınmazın mülkiyeti geri alınmadan bu davanın görülmesi olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönde davacıya süre verilmesi, dava açılması halinde davanın sonucunun beklenmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.