MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, projeye aykırılıkların giderilmesi ve mesken olan eski haline dönüştürülmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalıların dava konusu anataşınmazın mesken niteliğindeki (1) numaralı bağımsız bölümünü satın aldıktan sonra mimari projeye aykırı olarak içerisinde tadilat ve değişiklik yapıp kat maliklerinin rızası dışında işyeri olarak kullandıklarını ileri sürerek, davalıların müdahalelerinin men'ini, meskenin eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece kiralanan taşınmazın sağlık hizmeti sunan bir kamu kurumu olduğu, davalı ..., ... ve ...'ın bu kurumda doktor olarak çalıştıkları ve davalı sıfatları bulunmadığı, ...'ın da malik olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesi uyarınca, anataşınmazın kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünün işyeri olarak kullanılabilmesi bütün kat maliklerinin oybirliği ile vereceği karar ile mümkündür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davalıların dava konusu taşınmazı sağlık kurumu, diğer bir anlatımla işyeri olarak kullandıkları, burada mesleki faaliyet yürüttükleri anlaşılmaktadır. Öte yandan aynı maddenin 1. fıkrasına göre de anataşınmazın kütükte mesken olarak gösterilen bir bağımsız bölümünde hastane, dispanser, klinik ve poliklinik kurulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, davalıların yürüttükleri faaliyet gözönünde bulundurularak davanın kabulüne, bağımsız bölümün mesken haline dönüştürülmesine, projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine, bu bağımsız bölümün verilen süre içinde eski hale getirilmemesi halinde burada görev yapmak suretiyle burayı kullanan davalılardan malik olmayanların tahliyesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.