MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar dava dilekçesinde, oğulları ...'in 1996 olan doğum yılının 1994 olarak düzeltilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, oğulları ...'in 01.01.1994 doğumlu olduğu halde, okur yazar olmamaları nedeni ile 01.01.1996 doğumlu olarak kayıt ettirdiklerini, bu durumun mağduriyete neden olduğunu bildirerek, doğum tarihinin 01.01.1994 olarak düzeltilmesini istemişler, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, özellikle nüfus kaydının incelenmesinden,.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/65 esas 2011/319 karar sayılı ilamı ile doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen ...'in 01.01.1998 olan doğum tarihinin 01.01.1996 olarak düzeltilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 30.03.2012 gün 2011/34-2012/48 sayılı kararı ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki "Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir" biçimindeki birinci cümlesi Anayasa'ya aykırılığı nedeni ile iptal edilmiş ise de; bu dava dosyasında karar tanık beyanı, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 30.11.2012 günlü raporunda ...'in 17-18 yaşında olduğunun bildirilmesi esas alınarak verilmiştir. Aynı konuda önceden açılan ve 1998 olan doğum yılının 1996 olduğuna karar verilen Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/65-319 sayılı dava dosyası getirtilip, taraflar, iddia, toplanan kanıtlar incelenip, kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı belirlenip, varsa o dosyada alınan sağlık kurulu raporu ile bu davada alınan sağlık kurulu raporunda belirlenen yaşlar arasında çelişki bulunması halinde mevcut raporlar gönderilmek suretiyle Adli Tıp Kurumundan çelişkiyi giderecek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.