MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, Melikgazi Belediye Başkanlığı yönünden ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava dilekçesinde taşınmazın imar planında otopark alanı olarak belirlendiği anlatılarak mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle bedelinin talep edildiği, fen bilirkişi raporunda 739,55 m²’lik taşınmazın 241,70 m²’lik kısmına mıcır dökülmek suretiyle el atıldığının belirtildiği, davalı ... vekilinin taşınmaza fiilen el atılmadığını beyan ettiği, taşınmazın 1/1000 ölçekli imar uygulama planında otopark ve yeşil alan olarak belirlendiği, mahkemece taşınmazın bir kısmına fiilen el atıldığı ayrıca imar planında otopark ve yeşil alan olarak belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar fen bilirkişisi raporunda taşınmaza mıcır dökülerek kısmen el atıldığı belirtilmişse de taşınmazın dosyadaki fotoğrafı incelendiğinde bir kısmına döküldüğü söylenen mıcırın taşınmazın niteliğini değiştirmediği ve kullanımına engel bir hal oluşturmadığı, taşınmazın etrafının boş olduğu, otopark olarak kullanma durumunun bulunmadığı, imar planında otopark ve yeşil alan olarak belirlenen taşınmaza bu amaç doğrultusunda bir el atma bulunmadığı, kaldı ki aleyhine hüküm kurulan davalı ... tarafından el atıldığına dair hiçbir tespit yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda davanın, 1/1000 ölçekli imar uygulama planına göre kamu hizmetine tahsis edilen taşınmaz malın bu durumu nedeniyle kullanım hakkının kısıtlanmasına dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu kabul edilmelidir.
Uygulama ve öğretide; idarelerin hizmetlerin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemler idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığının, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olduğunun kabulü gerekir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığının çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.–2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarda fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna oybirliği ile karar verilmiştir.
Bu nedenle; davacının mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın dava konusu taşınmazın genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin dava Uyuşmazlık Mahkemesi kararı da dikkate alınarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.