MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, projeye aykırılığın eski hale getirilmesine dair mahkemece verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiş, davalı tarafça temyiz giderinin yatırılmaması nedeni ile mahkemece temyizden vazgeçilmesine karar verilmiş, bu karar da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece verilen gerekçeli kararın davalı tarafından temyizi üzerine temyiz giderlerini yatırması için davalıya muhtıra çıkarılmış, ancak davalının süresinde temyiz masraflarını yatırmaması nedeni ile 17.11.2006 tarih ve 2006/29 D.İş sayılı kararı ile temyizden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de; davalıya mahkemenin 17.11.2006 tarihli karar tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşıldığından mahkemenin 17.11.2006 tarih ve 2006/29 D.İş sayılı davalının temyizden vazgeçmiş sayılması kararının kaldırılmasına karar verilip, asıl davaya ilişkin temyiz doğrultusunda yapılan incelemede;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde mahkemece, davalıya dava dilekçesi Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, düzenlenen tutanakta muhatabın adreste bulunmadığını beyan eden ve haber verilen komşusunun adı yazılıp imzası da alınmadığından yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Buna göre davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmediği halde davalının yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurulmuştur.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 73. maddesine göre; kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe kararını veremez. Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak ve mahkemece kendine yöntemince tebligat yapılmayarak savunma hakkı kısıtlanmış olan davalıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplandıktan ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.