MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, anataşınmaza çatı ve yalıtım yapılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Davalı ... ve ...'ın temyizleri yönünden;
Her iki davalıya gerekçeli karar 28.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve 24.10.2011 gününde temyiz edilmiştir. HUMK nun 437. maddesine göre 8 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca temyiz istemlerinin REDDİNE,
2-Davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyizleri yönünden;
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin apartmanın en üst katındaki 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümlerin malikleri oldukları ve bağımsız bölümlerine terastan su sızdığını ve zarar gördüğünü belirterek anataşınmaza öncelikle demir ya da ahşap kaplama çatı yapılması, bu mümkün olmazsa sorunu tamamen önleyecek mahiyette izolasyon yapılması ve masraflarının davalılardan arsa payları oranında alınması istenilmiş, mahkemece davanın kabulüyle; binanın terası üzerine en kısa zamanda malikler tarafından çatı yapılması ya da teras üzerine ısı ve su yalıtımı yapılmasına, masrafın maliklerden arsa payları oranında karşılanmasına karar verilmiştir.
1-Dosya içeriğinden 1 nolu bağımsız bölümün maliki olan davalı ...'ın dava tarihinde ölmüş olduğu anlaşıldığından bu davalının mirasçıları davaya dahil edilmeden ölü davalı hakkında karar verilmiş olması,
2-634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince kat maliklerinden biri tüm kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz. Öte yandan aynı Yasanın 19. maddesinin birinci fıkrasına göre de tüm kat malikleri anataşınmazın bakımı ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Somut olayda yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda 11 ve 12 numaralı davacılara ait bağımsız bölümlerin terastan su sızıntısı nedeniyle hasara uğradığı tespit edilmiş, teras üzerine çatı yapılması ya da ısı ve su yalıtımı yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda anataşınmazın onaylı projesinde çatı olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Onaylı mimari projede olmayan çatının yapılması tüm kat maliklerinin muvafakatı ile çizdirilip belediyece onaylanacak değişiklik projesi ile olanaklıdır. Böyle bir proje yoksa kat maliklerinin iradesi yerine geçilerek projede olmayan çatının yapılmasına izin verilemez. Bu itibarla anataşınmazın onaylı mimari projesi yerinde incelettirilip anataşınmazın üzerinde çatı olup olmadığı tespit edilmeden çatının yapılmasına karar verilmesi, projede çatı bulunmuyorsa terastan aşağıya su sızıntısının önlenmesi için alınması gereken izolasyon tedbirlerinin nelerden ibaret olacağı hususunda bilirkişiden ek rapor alınmadan ve ısı yalıtımı konusunda talep dahi olmadığı gözönüne alınmaksızın teras üzerine ısı ve su yalıtımı yapılmasına da karar verilmiş olması,
3-Anataşınmazın korunması, onarımı ve bakımının, bu bağlamda yapının eski hale getirilmesinin Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinin (d) bendi uyarınca yöneticinin görevleri arasında olduğu, yöneticinin bu işi kat maliklerinden toplayacağı avansla yapacağı dikkate alınarak, mahkemece bilirkişinin saptayacağı çatı yapım masrafı (veya izolasyon) maliyetinin kat maliklerinden avans niteliğinde olarak Yasanın 20/b maddesi uyarınca arsa payları oranında toplanması, yapım veya izolasyon masraflarının daha fazla olması durumunda kalan kısmın da kat maliklerinden alınması suretiyle çatının veya izolasyonun yapılması hususunda öncelikle yöneticiyi görevlendirmesi, yöneticinin yerine getirmemesi halinde davacıların yetkili kılınması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Mahkemece, Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi gereğince çatı yapılması veya izolasyon yapılması için uygun bir süre verilmesi yerine infazda tereddüt yaratacak şekilde en kısa zamanda yapılmasına hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy