MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kendi bağımsız bölümüne yol yapılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, evine ulaşabileceği yolunun bulunmadığını ve davalı kooperatif tarafından yolunun yapılmadığını belirterek, yolun yaptırılmasını aksi halde yol yapım bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne, yolun davalı tarafından yaptırılmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun içeriğinden davacıya ait bağımsız bölümün yolunun bulunmadığı, 22.10.2009 tarihli tadilat projesinin de "yol yapılması uygundur" denilmek suretiyle belediye tarafından onaylandığını ve imar planına işlendiği anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasası’nın 19. maddesinin 2. fıkrası gereğince tüm kat maliklerinin 4/5’inin yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulun ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana, boya yaptıramaz. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin özellikle bilirkişi raporunun incelenmesinde, dava konusu anataşınmazın projesi yerinde uygulanmak sureti ile mimari projedeki ve vaziyet planındaki durumu irdelenmemiştir. Bu nedenlerle anataşınmaza ait onaylı mimari proje, tadilat projesi ve varsa vaziyet planı mahalline uygulanarak mevcut durumun projeye uygun olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye göre düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.