MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davalı ... Belediye Başkanlığı hakkında davanın reddine, davalı ... hakkında ise davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında yol, park ve spor tesis alanı olarak belirlendiği, bir kısmına fiilen el atıldığı belirtilerek kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu 10196 ada 1 parsel sayılı 42.830,77 m2 yüzölçümlü taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (S1,S2,S3,S4,Y1,Y2 ve C harfleriyle gösterilen) toplam 3.835,51 m2’lik kısmına fiilen el atıldığının belirtildiği, imar planında yol, park ve spor tesis alanı olarak belirlenen taşınmazın geri kalan bölümünde fiili el atmanın bulunmadığı, mahkemece fiili el atma ve imar planından kaynaklanan mülkiyet kısıtlamasından dolayı kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmazın tüm bedelinin davalı ... Belediyesinden tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
a)Taşınmazın fiilen el atıldığı belirtilen bölümleri yönünden;
Dava konusu taşınmazla ilgili tanzim edilen raporlar ve dosyada mevcut resimleri incelendiğinde fiilen el atıldığı belirtilen toplam 3.835,51 m²’lik bölümlerinin 92,73 m² ve 193,07 m²’lik kısımlarına asfalt yol yapıldığı, fiilen el atıldığı belirtilen bir kısım yerlere stabilize yol yapıldığı, bir kısmında ise komşu parsellerden gelip gitmeler nedeniyle kendiliğinden oluşan toprak yol bulunduğu, yol olarak el atıldığı belirtilen bu yerlerin büyük kısmının imar planında yol olarak belirlenen kısma isabet etmediği park ve spor tesis alanında kaldığı görülmüştür.
Bir taşınmazda kamulaştırmasız el atma olgusunun varlığının kabul edilmesi için usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapılmadan, kamulaştırma yetkisine sahip kamu idaresi tarafından bir kamu hizmeti sunulması amacıyla taşınmaza kalıcı ve sürekli olarak fiilen el atılması gerekir. İmar planında park alanı olarak belirlenen bir taşınmaz bölümünde kendiliğinden oluşan toprak yolun kamulaştırmasız el atma niteliği taşımadığı ortadadır. Taşınmazın fiilen el atıldığı belirtilen kısımları bu ilkeler yönünden yeniden incelenerek fiilen el atma olgusu ayrıntılı araştırılıp, başta belirtilen ilke doğrultusunda taşınmaza hangi idare tarafından, ne zaman, ne şekilde el atıldığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalı ... Başkanlığınca taşınmaza fiilen atıldığına dair hiçbir tespitte bulunulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
b)Taşınmazın fiilen el atılmayan kısmı yönünden;
Uygulama ve öğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerinin yürütmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin, idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır. Somut olayda idarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak kabulünün gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.–2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna oybirliği ile karar verilmiştir.
Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Bu nedenlerle; fiilen el atılmayan taşınmaz yönünden davacının mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın Uyuşmazlık Mahkemesi kararı da dikkate alınarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.