MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davacı ...'nin eşi ...'in ... oğlu olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile tespit ve tescile karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, ölen eşi ...'in nüfus kaydında anne adı ... yazdığını, ancak ... nüfusunda oğlu ... görünmediğini bildirerek, ...'in annesinin ... olarak tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile ...'in annesinin ... olarak tespiti ve tesciline karar verilmiştir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Somut olayda salt taraf beyanları, tanık anlatımı ve köy muhtarınca mahkemeye hitaben yazılı beyan ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
...'nın 1965 yılında ölümü nedeniyle kaydı kapalı olduğundan, davalı ...'ın ...'nın oğlu olduğu yönünde sadece tespitle yetinilmesi gerekirken tescile de karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.