MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, kısıtlanması istenilenin muhtaç ve özürlü olduğunu belirterek vasi atanmasını istemiş, mahkemece yetkisizlik kararı verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 19. maddesinde "Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir" hükmü, 411. maddesinde ise ''Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir'' hükmü düzenlenmiştir. Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkin olup, yetki kesindir. Dosya kapsamından mahkemenin gerekçesine konu yaptığı adresin gerçeğe aykırı olması nedeniyle kapatıldığı, kısıtlanması istenilene ait halen yerleşim yeri adresinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kısıtlanması istenilenin yerleşim yeri adresinin Türk Medeni Kanunu'nun 19. ve 20. maddeleri uyarınca belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.