MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dairenin 03.05.2004 günlü bozma ilamında bilirkişi raporunda emsal olarak incelenen Susanoğlu 18 parsel numaralı taşınmazın satışının gerçek değerini yansıtmaması sebebi ile uygun olmadığı, kabule göre ise dava konusu taşınmaz ile somut emsal olarak belirlenen taşınmazın imar durumlarının belirlenmemesi, taşınmazlardan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılıp yapılmadığının araştırılmaması ve düşük bedel belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilmesinin gerekçelerinin kararda belirtilmemesi nedenleri ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak emsal kayıtlar getirtildikten sonra bilirkişi kurullarından bu hususta ek raporlar alınmış ise de ek raporda yine aynı emsal değerlendirilmeye esas alınarak ve dava konusu taşınmaz ile emsal olarak incelenen taşınmazın imar durumları, düzenleme ortaklık payı düşülüp düşülmediği yönünden bir araştırma yapılmaksızın ve düşük bedel belirleyen bilirkişi raporunda itibar edilmesinin sebepleri kararda gösterilmeksizin taşınmazın değeri belirlenmiş ve mahkemece bu ek rapora göre karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduğuna göre, mahkemece bozma ilamlarında belirtilen esaslar doğrultusunda araştırma yapılması, Silifke gibi büyük ve gelişmiş bir şehirde dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazların bulunmadığı da söylenemeyeceğinden bilirkişi kurullarından bozma ilamında açıklanan hususları karşılayacak şekilde ek raporlar alınması ve bunların bozma gereklerine uygunluğu da denetlendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına uygun olmayan ek raporlar yeterli bulunarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.