MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kayyım tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kayyım adayı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı vekili dava dilekçesinde, 407, 621 ve 622 parsellerdeki taşınmaz hissedarlarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'nin sağ olup olmadıkları, ölü iseler mirasçılarının bulunup bulunmadığı bilinmediğinden Hazinenin hak ve menfaatlerinin korunması için adı geçen kişilere 3561 sayılı Yasa uyarınca Çankırı Defterdarının kayyım atanmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Çankırı Akören Köyü 407, 621 ve 622 parsellerdeki taşınmazlarda ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'nin 20.12.1982 tarihli kadastro tesbiti sonucu hissedar oldukları, ... dışındaki hissedarların sağ mı ölü mü, mirasçıları var mı, adreslerinin belli olup olmadığının tespit edilemediği, ...'nin ise 1945 doğumlu Hasan kızı "... Maraz" olduğu, mernis adresinin "Cengaver sok.No:36/11 Pursaklar-Ankara" olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/1. maddesinde “4721 Sayılı Türk Medenî Kanununun 427. maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder.” hükmü mevcuttur. Somut olayda yapılan araştırma sonucunda taşınmaz hissedarı "..."nin, kimliği ve açık adresi belli olan "... Maraz" olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla 3561 sayılı Yasanın uygulanması şartlarının oluşmadığı gözönüne alınarak davanın "..." yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.