(2942 S. K. m. 11, Geç. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 11 inci maddesi kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenlemiş olup bu madde hükmüne göre arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin saptanması, taşınmazın değerini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurların ve her unsurun ayrı ayrı değerinin bilirkişi raporunda belirtilmek suretiyle gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak kamulaştırma bedelinin tespiti gerekir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, anılan yasa maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca dava konusu taşınmazın yer aldığı ilçenin genelinde geçerli olan ve ekilmesi mutad olan, bilirkişilerce taşınmazın sulu ya da kuru olmasına göre münavebeye alınacak ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatlarının esas alınması suretiyle değerlendirme yılı itibariyle getireceği net gelirin saptanıp buna kapitalizasyon faizi oranının uygulanarak bedelinin belirlenmesi, bu değeri etkileyebilecek objektif unsurlar varsa bunlar da ayrıca belirtilmek ve dikkate alınmak suretiyle gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değeri tespit edilmelidir.
Somut olayda taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 11 inci maddesindeki esaslar gözetilerek değerinin tespit edilmesi gerekir. Buna göre Yahyalı Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü'nden bu niteliğine göre münavebeye alınacak ekilmesi mutad olan ürünler ile bu ürünlerin 2011 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatları getirtilerek bunlar esas alınıp getireceği net gelirin bulunması, buna (Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, kuru tarım arazilerinde %6, sulu tarım arazilerinde %5 oranında) kapitalizasyon faizinin uygulanması, taşınmazın bulunan bu değerini etkileyecek nitelikte objektif unsurlar söz konusu ise bilirkişi kurulunca bu unsurların neler olduğu ve değeri ne oranda etkilediği de açıkça belirtilerek denetime elverişli gerekçeli bir değerlendirme raporunun düzenlenmesi sonucu taşınmaz malın bedelinin tespiti gerekirken, serbest piyasa rayiçlerine göre değer belirleyen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
2-Dava, dava konusu taşınmazda, davalı belediyenin herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmadan yol ve ana su deposuna giden su boru hattını izinsiz geçirmiş olması sebebiyle kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 23900,00 m2 olduğu, davalı belediyenin dava konusu taşınmazdan birbirine paralel olacak şekilde 152 m2 su hattı ve 1073.00 m2 yol geçirmek suretiyle toplam 1225 m2 alana kamulaştırmasız el attığı anlaşılmış olup, su hattının geçtiği 152 m2lik alan için hükme esas alınan bilirkişi raporunda mülkiyet bedeli tespit edilmesine rağmen mahkemece hükümde irtifak kamulaştırılması şeklinde çelişkili hüküm kurulmuş olması,
Kabule göre de;
3-11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasayla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin 7 ve 10. fıkralarında Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir ve Bu fıkra hükmü, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır. hükmü getirildiğinden davacılar lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipoteğin bedele yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy