MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, mahkemece verilen 31.03.2011 tarih ve 2010/667E.-2011/275K. sayılı kararda tavzih talebinde bulunulmuştur. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, mahkemece verilen 31.03.2011 tarih ve 2010/667-E. 2011/275 K. sayılı kararda tavzih talebinde bulunulmuş, mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler ve 19.11.2009 tarihli fen bilirkişi raporunun incelenmesinde; dava konusu taşınmazlardan 114 ada 44 parsel numaralı taşınmazın 13036,62 m²'sinin kamulaştırılmak istendiği, mahkemenin 24.11.2009 tarihli ilk kararında ve bu karara dayanak olan 19.11.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda kamulaştırılmak istenen kısmın B harfiyle 13036,62 m² olarak doğru şekilde gösterilip kamulaştırılmasına ve yol olarak terkinine karar verildiği, ancak dairemizin bozma kararı üzerine alınan 16.02.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda krokideki çizim doğru olmakla birlikte kamulaştırılan ve davalı vatandaşa bırakılan kısımların yüzölçümlerinin yanlış yazıldığı, mahkemece 31.03.2011 tarihli kararda davacı idarenin talebi gibi taşınmazın kamulaştırılmasına ve yol olarak terkinine karar verildiği ancak mahkeme kararının bu haliyle kararın dayanağı olan 16.02.2011 tarihli fen raporuyla uyumsuz olduğu, bu hususun fen bilirkişi raporundaki maddi hatadan kaynaklandığı ve HMK'nın 305/2. fıkrasında belirtilen taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların sınırlandırılması, genişletilmesi ya da değiştirilmesi anlamında bir durumun söz konusu olmadığı anlaşıldığından, bu haliyle infaz kabiliyeti bulunmayan kararda hükmün icrasında tereddüt uyandıran bu maddi hatanın düzeltilebilmesi amacıyla tavzih talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy