MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vasilik kararının kaldırılarak kendilerine verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davada görevsizlik kararı verilmiş, hüküm vasi tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, 2006 doğumlu küçük.....’a Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/388 E.-2009/2054 K. sayılı ilamıyla dedesi ...’ın vasi atanması nedeniyle bu vesayet kararının kaldırılmasını istemiş; mahkemece, davaya bakmakla aile mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların, kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Dava, davacı ... ile dava dışı ....’in evlilik dışı ilişkisinden doğan ...’ın vesayet kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinde ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velâyeti altında olacağı, 337. maddesinde ise ana ve baba evli değilse velâyetin anaya ait bulunduğu, ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkimin çocuğun menfaatine göre vasi atayacağı veya velâyeti babaya verebileceği, 404. maddesinde velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağı, 397. maddesinde de vesayet makamının, sulh hukuk mahkemesi olduğu hükme bağlandığı dikkate alındığında vesayetin kaldırılmasına ilişkin bu davaya sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı gözetilmeden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.