MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
İ
Dava dilekçesinde, dava konusu vakfın mazbut vakıflar arasına alınması istenilmiştir. Mahkemece davada görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı taraf dava dilekçesinde, dava konusu Elhac Ahmet Bin Ahmet Bin Hüseyin (Gelin Köprü) Vakfının on yıldan fazla emaneten yönetilmesi nedeniyle mazbut vakıflar arasına alınmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda istemin çekişmesiz yargı işi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun görev konusunu düzenleyen 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olacağı aynı Yasanın 381. ve 382. maddelerinde ise çekişmesiz yargı işleri ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan ve ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı hâller ile hakimin re'sen harekete geçtiği durumlar olarak tanımlanmış olup çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu açıkça belirtilmiştir.
Vakıf hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların niteliği ve mevzuat gereği ...'nün her zaman ilgili sıfatına sahip olarak uyuşmazlık çıkartabileceği gözetildiğinde vakıf davalarının çekişmesiz yargı işi olduğundan söz edilemez.
Somut olayda, davacı 5737 sayılı Vakıflar 6. ve 7. maddeleri gereğince vakfın mazbut vakıflar arasına alınmasını istediği, bu uyuşmazlıkla ilgili ...'nün ve dava konusu vakfın evlatlarının ve hakları etkilenecek diğer ilgililerin davaya katılma, görüş bildirme, temyiz etme gibi haklarının bulunduğu gözetildiğinde, mahkemece tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.