MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
İtiraz eden ..., babası olan kısıtlıya kız kardeşinin vasi olarak atanmasına dair karara itiraz etmiştir. Mahkemece itirazın reddine karar verilmiş, hüküm itiraz eden tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı ... tarafından açılan davada İstanbul 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.10.2011 gün ve 2011/452-2011/784 sayılı kararı ile ...'nın Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca kısıtlanmasına, kendisine kızı ...'nün vasi atanmasına karar verilmiştir. Kısıtlananın oğlu olan ... tarafından atanan vasinin şahsına itiraz edilmiştir. Şahsa itiraz talebi İstanbul 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18.06.2013 gün ve 2011/452-2011/784 sayılı ek kararı ile itiraz yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve dosya değerlendirme için denetim makamına gönderilmiştir. Denetim makamı sıfatıyla İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.08.2013 gün ve 2013/45-48 D.iş sayılı kararı ile itiraz reddedilmiştir. Bu kez ... tarafından atanan vasinin şahsına itiraz talebinin reddine dair İstanbul 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18.06.2013 gün ve 2011/452-2011/784 sayılı ek kararının temyizi sonucu Dairemizce, talebin şahsa itiraz niteliğinde olduğu, denetim makamı tarafından incelenmesi gerektiği gerekçesi ile talep hakkında denetim makamınca değerlendirme yapılıp kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine 11.03.2014 tarihinde karar verilmiştir.
İtiraz eden ... vekili tarafından 09.05.2014 havale tarihli dilekçe ile İstanbul 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.10.2011 gün ve 2011/452-2011/784 sayılı kararı ile 18.06.2013 gün ve 2011/452-2011/784 sayılı ek kararının yine atanan vasinin şahsına itiraz yönünden temyizi üzerine dosya Yargıtay'a gönderilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince vasinin şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına aittir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde de denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu hukuki düzenlemelere göre; vesayet makamının atadığı vasinin şahsına karşı itiraz halinde bu itirazın öncelikle sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 483 ve devamı maddeleri uyarınca vasiyi görevden alma ve yeni vasi atanması yetkisi açıkça vesayet makamına bırakılmıştır. Denetim makamına ise vesayet makamının kararlarını denetleme yetkisi verilmiştir. Denetim makamı itiraz sonucunda, uygun bulmadığı vesayet makamı kararlarını, iptal etmekle yükümlü olup, vesayet makamının yerine geçmek suretiyle yeni bir karar veremez. Aynı Yasanın 488. maddesinde ise vesayet makamının kararlarına ilişkin itiraz üzerine verilen, denetim makamı kararları kesindir hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; vesayet makamının atadığı vasinin şahsına itiraz, sulh hukuk mahkemesince yerinde görülmemiş ve dosya denetim makamına gönderilmiş, denetim makamı da itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. İtiraz edenin temyizi üzerine vasinin şahsına itiraza yönelik talep hakkında dosya Yargıtay'a tekrar gönderilmiş ise de; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında vasinin şahsına itiraz yönünden temyizin mümkün bulunmaması ve denetim makamınca da bu konuda değerlendirme yapılmış olması nedeniyle itiraz eden vekilinin temyiz talebinin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.