MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın Ermeni Ortodoks Vakfı yönünden açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dava konusu 123 (ifraz 1116) parsel sayılı taşınmazın 17.01.2011 olan değerlendirme, somut emsal olarak incelenen 6521 parsel sayılı taşınmazın ise değerlendirmeye esas alınan 26.09.2001 olan satış tarihleri itibariyle imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri olup olmadıklarının, imar parseli iseler düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediğinin, düşülmüş ise oranının belediye imar ve tapu müdürlüklerinden,
2-Dava konusu taşınmaza somut emsal alınan 6521 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu cadde veya sokak itibariyle belediyece belirlenen 2011 yılı emlak vergisine esas asgari m² değerinin belediye başkanlığından,
3-Dava konusu taşınmaza emsal alınan 6521 parsel sayılı taşınmazın değerlendirmeye esas alınan 26.09.2001 tarihli resmi satış akit tablolarının (alıcısı, satıcısı ve satış bedelini gösteren) onaylı örneği ile tapu kaydının tapu müdürlüğünden,
Sorularak alınacak cevap yazılarının dosyaya konulmasından,
4-Dosya içerisinde bulunan tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın 7/288 hissesi ... oğlu/kızı ... Kavasoğlu, 7/288 hissesi ... oğlu/kızı Nahi Kavasoğlu adına kayıtlı olup, 1062 sayılı Yasa gereğince Hazine tarafından el konularak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ve Yönetmelik hükümlerine göre, Suriye uyruklu olup Türkiye'de taşınmazı bulunan şahıslar yönünden özel bir düzenleme getirilmiş ve bu şahısların mülkiyet hakları sınırlandırılmış olmasına karşın, ortadan kaldırılmadığından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.12.2009 tarih ve 2009/5-422-579 sayılı kararı) taşınmazla ilgili her türlü dava hakkı bulunan tapu kayıt maliklerinden yukarıda belirtilen ilgililerine (ölmüşlerse tespit edilecek mirasçılarına) mahkeme kararı ile taraf vekillerinin temyiz dilekçeleri tebliğ edilerek temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
5-Dosya kapsamındaki tapu kaydına göre 1/54 pay maliki ... oğlu ... olmasına rağmen mahkeme kararı ve temyiz dilekçesi, tapu kaydının tesis tarihinden sonra doğmuş olan, 1971 doğumlu ... ve ... oğlu ...'na yapılmış olduğundan tebliğ işlemi geçersizdir. Malik ... ...'nun tebligata yarar açık adresinin ilgili kurumlardan (nüfus, vergi, tapu vs) ve zabıta vasıtasıyla (davada taraf olan akrabalarından da sorulmak kaydıyla) sıkı bir şekilde araştırılıp Tebligat Yasası ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun bir şekilde mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin tebliğinin yapılması sağlanıp, temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
6-Gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi davalı ...'a Tebligat Yasası'nın 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi, muhataba daha önce aynı adreste yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlı olup adı geçen davalı açısından bu koşul ilk yapılan tebligatın diğer birçok davalının da tebligatını alan "yeğeni ... , ... Mah. 33. Sok. No: 69/4 adresi" itibari ile yapılmış olup iade edilen tebligatlarda ise 33. Sokakta en son numaranın 39 ile bittiği ve 69 numaranın olmadığı belirtildiğinden yapılan ilk tebligat geçersiz olup Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi ön şartı gerçekleşmemiş olduğundan mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin tebliğ işlemi de geçerli değildir.
Bu nedenle adı geçen davalının tebligata yarar açık adresinin ilgili kurumlardan (nüfus, vergi, tapu vs) ve zabıta vasıtasıyla (davada taraf olan akrabalarından da sorulmak kaydıyla) sıkı bir şekilde araştırılıp Tebligat Yasası ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun bir şekilde mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin tebliğinin yapılması sağlanıp, temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
7-Tebligat Yasası’nın 11. maddesine göre vekille temsil ettirilen davalarda tebligatların vekile yapılması gerekmektedir. Dosyada bulunan vekaletnameye göre, davalılardan ...'nun davada kendini vekille temsil ettirdiği ve dosyaya ibraz edilen azilname bulunmadığı halde gerekçeli karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin doğrudan asile tebliğ edildiği anlaşıldığından, yapılan bu tebliğler geçerli değildir. Bu sebeple ...'nun vekili Av....'na mahkemenin gerekçeli kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin yöntemince tebliğ edilerek temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy