(6830 S. K. m. 13, 14) (2942 S. K. m. 11, Geç. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak Adana İli .. İlçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi 1064 ada 135 parsel, Küçükkırım Mahallesi 4 ada 5 parsel sayılı taşınmazların bedeliyle ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazlara kamulaştırma işlemi yapılmadan kanal ve sedde yapılmak suretiyle el atıldığı belirtilerek taşınmaz bedeliyle ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu taşınmazın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 25.10.1978 tarih ve 12302 sayılı ve DSİ Genel Müdürlüğünün 10.12.1975 tarih ve 5966/5838 sayılı kararlarıyla kamu yararı kararı alınarak kamulaştırıldığı, bedelinin bankaya bloke edilerek kamulaştırma belgelerinin noter aracılığıyla tebliğe çıkarıldığı, 1064 ada 135 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden M....'a kamulaştırma evrakının tebliğinin bizzat kendilerine yapıldığı, 4 ada 5 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden M. Ü. vd.'a kamulaştırma evrakının tebliğinin yapıldığı ve ayrıca adı geçen maliklerin Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/520 E.- 1986/101 K. sayılı dosyayla kamulaştırma bedelinin artırılması davası açtıkları, bu suretle kamulaştırma işleminden haberdar oldukları anlaşıldığından; adı geçenlerin kamulaştırma işlemine karşı 6830 sayılı İstimlak Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca 14 üncü maddesinde öngörülen tebliğden itibaren 30 günlük süre içerisinde bedel artırım davası açma haklarını kullanmadıkları ve kamulaştırmanın adli ve idari yönden kesinleştiği, böylece adı geçen davacıların kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak bedel talep hakları bulunmadığı dikkate alınarak, mahkemece bu davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacıların tamamı yönünden kabul kararı verilmesi,
2-Kamulaştırmasız el atma davalarında da uygulanan Kamulaştırma Yasası'nın kıymet takdiri esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca arazilere kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değeri belirlenir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu belirtilerek ilk yıl buğday, 2. ürün mısır, ikinci yıl ise 1.ürün mısır münavebeye alınarak dava konusu taşınmazın değeri belirlenmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, iklim şartları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede iki yılda üç ürün münavebeye alınması suretiyle değerlendirme yapılması yerinde ise de; yörede ekimi mutad başkaca ürünler de bulunduğundan dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde sulama ve tarım şekline uygun değişik ürünler münavebeye alınarak bedel tesbit edilmesi gerekirken, mahkemece mısırı iki kez değerlendirmeye alarak bedel belirleyen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
3-Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında, iklim şartları topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır. Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda; taşınmazın, sulu tarım arazisi olduğu saptandığı halde % 5 kapitalizasyon faizi üzerinden değerlendirme yapılması gerekirken %6 kapitalizasyon faizi üzerinden değerlendirme yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması,
4-11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasayla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin 7 nci fıkrasıyla getirilen Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. düzenlemesi karşısında 04.11.1983 tarihinden önce el atılan taşınmazlara yönelik davalarda karar ve ilam harcının maktu olarak alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Ecrimisil bedeline her dönem sonu itibariyle ayrı ayrı faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy