MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
Dava dilekçesinde, soybağının reddine ve babalığın tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının nüfus kaydında babası olarak görünen davalı ...'ın babası olmadığını, gerçek babasının, annesi ...'ın ... ile evlenmeden önce birlikte yaşadığı .... olduğunu, annesi... davacıya hamile iken ...'ten ayrıldığını ve ... ile evlendiğini, davacının bu evlilik birliği içinde doğduğunu, gerçek babasının ... olduğunu öğrenir öğrenmez dava açtığını ileri sürerek, davacının ... olan baba kaydının iptali ile gerçek babası ... nüfusuna kaydedilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, Dairenin 31/05/2012 tarih 2012/5353 Esas 2012/6561 Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğundan bahisle karar bozulmuş, bozma üzerine mahkemece yapılan yargılama neticesinde babalık talebi yönünden davanın tefrikine, soybağının reddine ilişkin talep yönünden ise hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 289.maddesinde, “Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır. Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.” hükmü getirilmiştir.
Davacının dava dilekçesi ve yargılama aşamalarındaki beyanlarında, söz konusu olayı öğrendikten sonra hemen bu davayı açtığını ileri sürdüğü, dosyada bu iddianın aksi yönünde herhangi bir delil bulunmadığı gibi mahkemece gecikmeyi haklı kılan bir sebebin olup olmadığına dair bir araştırma da yapılmadığından; davacının soybağının reddi istemine ilişkin açtığı davada, gerçek babasının Niyazi olmadığını hangi tarihte öğrendiğinin ve gecikmeyi haklı kılan bir sebebin bulunup bulunmadığının tespiti hususunda yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.