MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesi davasında tapuda adı geçen hakkında ölüm araştırması kaydı olan davalının hissesine ilişkin 3561 sayılı Yasa gereği yönetim kayyımı atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, bu davada davaya konu taşınmaz üzerinde hak sahibi olan ve adresi tespit edilemeyen, nüfus kaydında ölüm araştırması kaydı bulunan ...'a, ... ... ... Mahallesi 300 ada 76 parselde kayıtlı taşınmazdaki hissesine ilişkin, 3561 sayılı Yasa uyarınca ... ... yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ... kızı ...'nin 1980 yılında ölümü ile mirası babası ...'a ve kocası ...'e intikal ettiğine göre ...'a intikal eden payın, bu kişinin mirasçısı olup olmadığı tespit edilemediğinden kayyımla idaresi zorunludur.
O halde Türk Medeni Kanununun 427.maddesinin 3.fıkrası ve 3561 sayılı Yasanın 2.maddesi gereğince ...'a ait pay üzerindeki hazinenin hak ve menfaatinin korunması için kayyım tayin edilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçeyle isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy