MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-... vd. ...
2-... vd.
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca,.... parsel ve .... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Dairenin bozma ilamında aynı kamulaştırma kapsamında aynı değerlendirme (2007) tarihi itibariyle dava konusu taşınmazla aynı köyde bulunan bir kısım taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davalarının dairemizde daha önce yapılan temyiz incelemelerinde (....r) bilirkişi raporunda sulu taşınmazda münavebeye buğday, patlıcan, mısır ve biberin alındığı ve bu suretle bulunan 11,27 TL/m² fiyattan kamulaştırma bedelinin tespit edildiği ve Dairemizce onanmış olmasına karşın bu dosyada ise buğday ve 2. ürün mısır, patlıcan ve taze fasulyenin münavebeye alınmasıyla daha yüksek m² fiyata göre kamulaştırma bedelinin tespit edilmiş olması bozma nedeni yapıldığı ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bilirkişi kurulunca bozmaya direnir şekilde verilen rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Yargıtayın bozma kararlarına karşı direnme hakkı yasalarımıza göre mahkemeye verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bozma gereklerinin yerine getirilmesi ve bilirkişi kurullarınca da bozma ilamını karşılayacak nitelikte ek rapor düzenlemesi zorunludur. Bu bağlamda hakim, uyduğu bozma ilamının gereğinin eksiksiz yerine getirilip getirilmediğini denetlemek ve kendisinin uyduğu hususlara aykırı değerlendirme yapılması halinde bilirkişi kurullarından bozma esaslarına uygun rapor düzenlemelerini istemekle görevlidir.
Buna göre mahkemece bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi kuruluna rapor düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
2-Davacı idare tarafından fazla yatırılan bedelin davalı tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacıya iade edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-02.11.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 662 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 58. maddesi ile “10/12/2003 tarihli ve 5018 ./..
... -2-
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I) sayılı cetvelin 48 inci ve 51 inci sıraları ile anılan Kanunun eki (II) sayılı cetvelin "B) Özel Bütçeli Diğer İdareler" bölümünün 19 uncu sırası yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanunun eki (II) sayılı cetvelin "B) Özel Bütçeli Diğer İdareler" bölümüne "42) ... Müdürlüğü" sırası eklenmiştir” hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile özel bütçeli idareler kapsamına alınan ..., 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi hükmünden kaynaklanan yargı harçlarından muafiyetinin ortadan kalktığı gözetilerek harç alınmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-11.10.2011 gün ve 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 6200 sayılı ....n Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a eklenen geçici 9. maddenin 3. paragrafında ise DSİ'nin mülkiyetinde iken 5018 sayılı Kanunun geçici 12. maddesi gereğince Hazineye devredilen ve.... faaliyetleri için Hazine adına kamulaştırılan taşınmazlardan bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyetinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde ....adına re'sen tescil edileceği tescil işlemi nedeniyle hiç bir bedel ve harç alınmayacağı hükmünü içerdiğinden, kamulaştırılan taşınmazın davacı .... Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerekirke...adına tesciline hükmedilmesi,
...Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tesbiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy