MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 20.05.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da, gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Mahkemenin ilk kararı Dairemizce; Yönetim Planı 25. maddesinin 1. fıkrasına göre; temsilci ve temsilci yardımcıları toplamı 39 olup, buna göre anataşınmaz genel kurulunda toplantı yeter sayısı için asgari 20 kişinin katılımı gerekip, karar yeter sayısı için ise 895 oy esas alınarak hesap yapılacak olup, bu hesapta yalnızca blok temsilcileri kendi bloğundaki bağımsız bölüm sayısı kadar oy kullanmış kabul edilmelidir. Buna göre toplantı yeter sayısı 22 kişiyle sağlanmış olup karar yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığına ilişkin bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiğinden bozulmuştur. Mahkecece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiş, bozma kararına da aykırı şekilde, her blok üç temsilciyle temsil edildiğine göre, toplantıda temsil edilen oy sayısının 1492 olduğu, tüm oyların yarısının 1343 olmasına göre de salt çoğunluğun sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtayın bozma kararlarına karşı direnme hakkı yasalarımıza göre mahkemeye verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bozma gereklerinin yerine getirilmesi ve bilirkişi kurullarınca da bozma ilamını karşılayacak nitelikte ek rapor düzenlemesi zorunludur. Bu bağlamda hakim, uyduğu bozma ilamının gereğinin eksiksiz yerine getirilip getirilmediğini denetlemek ve kendisinin uyduğu hususlara aykırı değerlendirme yapılması halinde bilirkişi kurullarından bozma esaslarına uygun rapor düzenlemelerini istemekle görevlidir.
Buna göre mahkemece bozma ilamları doğrultusunda bilirkişi kuruluna rapor düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy