(5237 S. K. m. 227) (5271 S. K. m. 230)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ...'ın temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın 7 günlük temyiz süresi geçtikten sonra temyiz dilekçesi verdiği anlaşıldığından 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri uyarınca sanık ...'ın, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
2- Diğer hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A- Sanık ...hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK 227/2 maddesindeki fuhuş suçunda hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığı için bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Sanık ...hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Sanık ...'un olay tarihinde, sanık ... ve kocası ...'e ait evden ... ile birlikte çıktığı esnada kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, sanık ve ...'nın soruşturma ve kovuşturma sürecindeki beyanlarında, sanık ...'in ... otogara bırakacağının savunulduğu, Sanık ... tarafından fuhuş yaptırıldığı kabul edilen mağdur ...alınan beyanında her ne kadar ...'nın da fuhuş yaptığını ve ...'in evinde kaldığını beyan etse de sanık ...'un fuhuşa teşvik, aracılık ya da yer temini ettiğinden bahsetmediği, iddianamede de sanık ...'a atılı eylemlerden bahsedilmemesi sebebiyle, sanığa yükletilen suçun işlendiğine dair soyut iddialar dışında delil bulunmaması karşısında, CMK'nın 230/1-b maddesi gereğince hükme esas alınan deliller ile sanık savunmalarına neden itibar edilmediği kararda açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
b- Kabule göre; TCK 227/2 maddesindeki fuhuş suçunda hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)