MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düşme
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmekle kamu davasının düşeceği şeklinde düzenlemeye yer verildiği, aynı kanunun 67/2. maddesinde a) şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, hallerinden birinin gerçekleşmesi durumunda dava zamanaşımının kesileceği, 67/3. maddesinde dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlayacağı, bununla birlikte dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresinin son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayacağı, ancak 67/4 maddesine göre ise dava zamanaşımı süresinin kesilmesi halinde dava zamanaşımına ilişkin sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması ve sanık hakkında, katılan ...'a karşı mesaj yoluyla zincirleme şekilde hakaret suçunu işlediği iddia edilerek açılan kamu davasında; sanığın katılana yönelik gönderdiği son mesaj tarihinin 13/12/2005 olduğu, sanık hakkında hakaret eylemleri nedeniyle 11/01/2007 tarihinde iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, bu davaya ilişkin iddianamenin 18/01/2007 tarihinde kabul edildiği, sanığın sorgusunun 02/03/2010 tarihinde yapıldığının ve dava zamanaşımı süresini kesen son nedenin sanığın sorgusunun yapılmasıyla gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında suç tarihinden itibaren uygulanması gereken 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden, kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy