(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 43, 265)
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık hakkında Mahkemenin 2008/549 esas ve 2009/400 sayılı kararı ile hakaret suçundan hapis cezası tercih edildiğine dair gerekçe gösterilerek ve hükümler arasında çelişki oluşturmayacak şekilde, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5 ay hapis ve hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası belirlenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olup, Mahkemece 2013/107 esas sayılı dosyada yapılan yeniden değerlendirme sonucu CMK'nın 231/11. maddesine uygun davranılarak hakaret suçundan önceki hüküm aynen açıklandığından tebliğnamedeki hakaret suçundan yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeyerek ve çelişkiye düşülerek hapis cezası tercih edildiğine yönelik bozma isteyen düşünceye katılınmayarak, yapılan incelemede;
1) Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın haciz sırasında gerçekleşen görevi yaptırmamak için direnme eyleminin TCK'nın 6/d maddesinde belirtilen yargı görevini yapan kişilerden olan avukata karşı gerçekleştirilmesi karşısında, eylemin TCK'nın 265/2. maddesine uyduğu gözetilmeden anılan Kanunun 265/1. maddesiyle hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
a) Görevini yaptırmamak için direnme eyleminin birden fazla mağdura karşı tek bir fiil ile gerçekleştirmiş olmasına karşın, TCK'nın 43/2. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması,
b) Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümdeki 5 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle CMK'nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)