MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- Somut olaya ilişkin tanzim edilen tutanakta sanığın herhangi bir şekilde görevi yaptırmamak için direnme eyleminden bahsedilmemesi ve aşamalarda müşteki polis memuru ... ile tanık polis memuru ...’ın, sanık ve arkadaşı olan tanık ...’den farklı yönde beyanda bulunduklarının anlaşılması karşısında, CMK’nın 230/1-b,c maddesi gereğince deliller tartışılıp değerlendirilmeden ve yargılama sonucunda ulaşılan kanaate göre sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi yapılmadan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanık ile tanık ...’in aşamalarda müşteki ...’ın sanığı tartaklayıp küfür ettiğine yönelik beyanları, sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına ilişkin rapor ve aynı dosya kapsamında müşteki Mevlüt hakkında sanığa yönelik eylemi nedeniyle kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi değerlendirilerek sonucuna göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b- Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyete konu TCK’nın 141/1. maddesindeki hırsızlık suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun yeniden değerlendirmesi zorunluluğu,
c- Anayasa Mahkemesi tarafından hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine iptal kararı verilmesi,
d- TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy