MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın, genel trafik uygulaması sırasında durdurulması üzerine kendisine ceza yazılacağını anlayınca polis memuru olan katılana “benden 100 TL rüşvet istedi, vermeyince ceza yazdı” dedikten sonra diğer mağdur olan dönemin başbakanı hakkında da “yüzbin kere a.. k..” şeklindeki söyleminden dolayı; sanık hakkında TCK’nın 267/1 maddesinden beraat hükmü kurulduktan sonra, aynı eylemden dolayı hakaret suçu yönünden anılan kanunun 43. Maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
2)İddianamede uygulanması talep edilmediği halde sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı da tanınmadan, TCK'nın 125/4 hükmünün uygulanması ile fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri ile tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 05.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy