MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın karıştığı bir kavgayla ilgili olarak adli işlemlerinin yapılması için götürüldüğü polis merkezinde yeniden kavga ettiği şahsa hakarette bulunması nedeniyle bu durumu engellemek isteyen ve araya giren görevli katılan polis memurlarına tehditte bulunması biçiminde gerçekleşen eyleminin, TCK’nın 265/1 ve 43/2. maddelerinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılmayla tehdit suçundan hüküm kurulması,
2- Hakaret suçunun, haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, özel hüküm olan TCK'nın 129/1. maddesi yerine genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanunun 29. maddesi ile hüküm kurulması,
3- Kabule göre de, tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 29. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasındaki hesap hatası sebebiyle sonuç hapis cezasının 1 ay 6 gün yerine 4 ay 18 gün, hakaret suçundan kurulan hükümde ise TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca yapılan arttırım sırasındaki hesap hatası sebebiyle sonuç hapis cezasının 3 ay 19 gün yerine 10 ay 22 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaların tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy