MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, bavurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılarak, yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak tek eylem bölünerek cinsel taciz suçunda beraat, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, kararda karışıklığa yol açılması,
2-Soruşturma evresindeki anlatımlardan olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan tanık Özlem Koçboğa usulünce duruşmaya çağrılarak dinlenilmeden veya hukuki dayanağı gösterilip dinlenilmesine gerek bulunmadığına dair bir karar da verilmeden, soruşturma evresinde verdiği ifadesi de duruşmada okunmayarak, CMK'nın 206/2, 221/1-c maddelerine aykırı davranılması,
3- Katılanın beyanları doğrultusunda anne ve babası ile olaya ilişkin bilgisi olan arkadaşları tespit edilerek dinlenmesinden sonra sanığın eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması,
4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan ha yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması, TCK'nın 53/1-c maddesinde yer olan hak yoksunluğunun kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
5- Kabule göre de;
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kamu davası açıldığı, sanığın eyleminin soruşturma aşamasında uzlaşma kapsamında olmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın eyleminin uzlaştırma kapsamına giren kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu olarak kabulü karşısında aynı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebilğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy