(634 S. K. m. 4, 19)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yere vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanununun 4/c maddesine göre çatılar ortak yerlerden olup, aynı kanununun 19. maddesinin değişik 2. fıkrası hükmüne göre kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis yapamaz.
Yasa ile yasaklanan bir konu da uzun süre sessiz kalmak muvafakat verildiği anlamına gelmeyeceği gibi esasen davacının tek başına muvafakat vermesi de yeterli olamayıp, tüm kat maliklerinin rızası yasal zorunluluktur.
Yasanın verdiği bir hakkı kullanmak hakkın suiistimali olarak nitelendirilemez. Davacının uzun süre bu hakkın kullanmamış olması hakkından vazgeçtiği anlamına da gelmez.
Bu durumda ortak yerlerden olan çatı arasına sırf kendi kullanımı için davalının su deposu yapmış olması yasaya aykırılık teşkil ettiğinden bunun sökülmesi ve projeye uygun olarak eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.05.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy