(634 S. K. m. 10)
Dava: Dava dilekçesinde tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu edilen taşınmaz ana binada 24/630 arsa payına sahip ve yönetim planı ile tapu kaydına göre mesken niteliğindedir.
Taşınmazın 1/2 payı davalılardan İbrahim'e, geri kalan 1/2 payı ise dava dışı bulunan kişilere ait olup, bilirkişi raporundan anlaşıldığına göre bağımsız bölüm fiilen malikler arasında bölüşülerek 1/2 paya düşen bölümde davalılardan Seyfi'nin kuaförlük mesleğini icra ettiği anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri karşısında, kat mülkiyetine tabi bir ana binanın bağımsız bölümlerinin herhangi bir surette bölünerek ayrı hukuk statüye tabi kılınmaları yada farklı hak ve yükümlülük statülerinin bulunması mümkün değildir. Bu durumda kat maliklerinden yalnız birinin işgal ettiği yarı paya tekabül eden bölümdeki kullanımı nedeniyle davalı gösterilmesi ve onun tapu kaydına ve yönetim planına aykırı olarak bağımsız bölümdeki kullanımını dava konusu edip eski hale getirme istemi mümkün değildir. Çünkü bu konuda verilecek mahkeme kararı infaz aşamasında bağımsız bölümün tümünü dikkate alacak, sadece bir bölümündeki yasaya aykırı faaliyetin önlenmesiyle değil bu faaliyetin, taşınmazın tamamını kapsayacak şekilde yasaklanmasını içerecektir.
Bu nedenle diğer bölümü nakliye şirketi işyeri olarak kullanıldığı anlaşılan bağımsız bölümün tapu kaydına göre mesken olarak kullanılmak üzere müdahalenin men'ine karar verildiği takdirde bu karar bağımsız bölümün yalnız kuaför olarak kullanılan bölümünü değil tamamını kapsayacaktır. O halde bu gibi durumlarda davacıya diğer paydaşları da dava dilekçesi tebliğ edilip davaya dahil etmek üzere mehil verilmesi, ya da daha sonra birleştirilmek üzere ayrı bir dava açmak için önel verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.5.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy