(2981 S. K. m. 16) (634 S. K. m. 10)
Dava: Dava dilekçesinde arsa payı artışının tapuya tescili istenilmiştir.Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, maliki bulunduğu ana gayrimenkuldeki bağımsız bölümün, projesine göre asma kat iken terasa belirli bölümler katarak tam kata iblağ edildiğini ileri sürmüş ve 2981 sayılı Kanunun 16. maddesine 3290 sayılı Kanunla eklenen fıkra hükmünün uygulanarak bu suretle bağımsız bölümde meydana gelen arsa payı artışının tescilini istemiştir.
Mahkemece yapılan tahkikat ve inceleme sonunda taşınmazın kat mülkiyetine çevrilmiş olduğu ve halen kat mülkiyeti hükümlerine tabi bulunduğu, kat mülkiyetine tabi olan binalarda dayanılan yasa hükümlerinin uygulanmıyacağı gerekçesi ile dava red edilmiştir.
Gerçekten, 2981 sayılı Kanunun 16. maddesine 22.5.1986 gün ve 3290 sayılı Kanunun 9. maddesi ile eklenen fıkra, açıkça daha önce kat irtifakı kurulmuş binalarda imar affı tabir edilen 2981 sayılı Kanundan yararlanılarak kazanılan bağımsız bölümleri kapsamakta olup, kat mülkiyetine çevrilmiş binalarda bu yasa hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Tapu kayıtlarına göre 1962 yılında 65/500 arsa payı tahsisi suretiyle kat irtifakı kurulan taşınmazda 17.11.1967 tarihinde kat mülkiyetine geçilmiş olduğu ve bağımsız bölümdeki tadilatın bu tarihten önce yapılmış olduğu anlaşılmakta ise de, halen ana taşınmaz kat mülkiyeti rejimine tabi olduğundan uygulanacak yasa hükümleri bakımından sonuç değişmemektedir.
Davacı dava dilekçesinin sonunda bağımsız bölümünde vuku bulunan genişleme sebebi ile taşınmazın arsa payı artışının tespitini ve yukarıda sözü edilen yasa hükmüne göre tescilini istemiş ise de dayanılan yasa hükmünün istem konusu olayda uygulanamıyacağı cihetle arsa payının da buna göre yeniden düzenlenmesi söz konusu olmıyacağından sonuç itibariyle bu nedenle davanın reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Esasen 2981 sayılı Yasanın 16. maddesinin son fıkrası hükmünde öngörüldüğü üzere bir bağımsız bölümde kazanılmamış, sadece çekme kata terastan eklentiler yapmış olduğu cihetle bu yönden de yasanın uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.7.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy