(634 S. K. m.19)
Dava: Dava dilekçesinde 800.000.TL. tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili ve müdahalenin men'i ile kal istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davalının davacıya ait bağımsız bölümde sebep olduğu zararın tazminine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, güneş enerjisinden yararlanmak üzere ana gayrimenkulün terasına tesis kurmak, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi gereğince tüm kat maliklerinin oybirliğini gerektiren bir husus olmayıp, tesis kurmak isteyen kat maliklerinin arsa payı oranına tecavüz etmemek, ana binaya ve diğer bağımsız bölüm maliklerine zarar vermemek binanın estetiğini bozmamak ve ayrıca tüm kat maliklerinin aynı şekilde güneş enerjisinden yararlanan tesisler kurdukları takdirde ana binanın statiğine zarar vermemek koşullarının gerçekleşmesi zorunluluğu vardır.
Gerçekten çağımızda bütün dünyada kendisini hissettiren enerji sıkıntısı ve bunun yol açtığı tasarruf önlemleri karşısında doğadan yararlanmayı öngören ve başkasına zarar vermeyen bir yöntemin Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi kapsamında mütalaa edilerek tüm kat maliklerinin onayı olmadığı gerekçesiyle yasaklanması doğru değildir.
Mahkemece ilke olarak güneş enerjisi tesisinin 19. maddeye aykırı olmadığı olgusu kabul edilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılıp davacının kurduğu tesisin yukarda sözü edilen koşullara uygun olup olmadığı saptanmalı davacının varsa zarar görmesinin önlenmesine yönelik tedbirlerin ne olacağı belirlenip davalıya bunları yerine getirmesi için mehil verilmeli ve ondan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.1993 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 4/c maddesine göre ana yapının çatısı ortak yer sayılır. Aynı yasanın 16. maddesine göre bağımsız bölüm malikleri ortak yerlerde arsa payları nispetinde malik olup bu yerleri arsa payları oranında kullanma hakkına sahiptirler. Bu, sabit olmayan ve devamlılık arz etmeyen bir kullanma şeklidir. Kullanma biçimi sabit bir hal alıp devamlılık arz ettiği ve tesis mahiyetini aldığı takdirde, yasanın 19. maddesinin tatbiki gerekir. O zaman tüm kat maliklerinin rızası gerekli olup bu rızadan sonra yapılan tesisin, yaptıran bağımsız bölüm malikinin arsa payı oranının mesaha olarak karşılığını geçmemesi, tüm bağımsız bölüm maliklerinin aynı şekilde faydalanabileceği sahanın ayrılabilmesi ve binanın statiğine etki ve zarar yapmaması gerekir.
Olayda çatı üstüne yapılan ve sabit tesis mahiyetinde olan güneş enerjisi sistemine davacı ve bir kısım bağımsız bölüm maliklerinin rızası bulunmadığı için sair şartların aranmasına gerek yoktur.
Mahkeme kararının bu sebeple onanması gerektiğinden, rıza şartını aramayan çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy